ramazan bayramının önemi, ramazan bayramı nasıl kutlanır
08 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular
Bayramları Müslümanlar sevinç içerisinde geçirmelidirler. Güler yüz içerisinde geçirmesi gerekirler. Temiz kıyafetlerle insanlar bayrama hazırlanmalıdırlar. Sabahın erken mesela bir bayram öncesini hesaba katarak erkenden kalkmalı tertemiz giyinmeli ondan sonra kurban bayramının aksine ramazan bayramı öncesinde Müslüman ağzına bir şeker veya hurma alabilir. Şeker bayramı denmesinin sebeplerinden biri bu olabilir ama bu buna fıtır bayramı denir. Orucu bitirmiş olması ve yemeğe izin çıkması fıtır. Fıtır bayramı denilmiştir. O yüzden bu bayramı sevinç neşe içerisinde hem yakınlarımız la hem büyüklerimizle hem küçüklerimizle kaynaşaraktan geçirmemiz gerekir. Bu bize peygamberimizin hem de diğer büyüklerimizin tavsiyeleridir. Umarım ki bütün Müslümanlar bayramı bu şekilde daha güzel bir şekil de geçirirler.
Ramazan da veya ramazan bayramı dışında neleri yapmamız gerekiyorsa neleri yapmamamız gerekiyorsa ramazan içerisinde de bunları yapmamız veya yapmamamız gerekiyor. Böyle bir ayırım söz konusu olmaya bilir. Belki bayramda biraz daha fazla güler yüzlü olmak büyüklerimizi ziyaret etmek küçüklerimizi belki biraz daha fazla gücümüzün yettiği kadar hediyeler almak, ama ondan sonra insanların kalbini kıracak insanların gücüne gidecek davranışlardan kaçınmak, eğer içimizde dargın olanlar varsa dargın olanların barışmasını sağlamak gibi şeyleri önemsemek gerekir. Bayram için önemli olan şeyler budur. İlave edilecek bir şey ramazan bayramının birinci günüdür belki bizi ilgilendirebilir. Birinci günü oruç tutmamak gerekir. Tahrimen mekruhtur. Ama bayramdır sonuçta illaki oruç tutmamız gerekmez. Yani ramazan bayramı olsun kurban bayramı olsun oruç tutmak gerekmez. Oruç tutulmaması uygundur.
sahurda yenilecek yemekler
02 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular
Sağlıklı oruç tutmak için sahurda yediklerimiz çok önemlidir. Bu yüzden sahurda yediklerimize biraz daha dikkat etmemiz gerekir. Öncelikle besin öğesi yeterli olması lazım. Yani yeterli oranda karbon hidrat içermeli. Yeterli oranda protein içermeli, yeterli oranda lif içermeli. Bunu nasıl sağlaya biliriz. Mesela kahvaltı edebiliriz. Kahvaltımızda peynir ve yumurta protein içeren kahvaltılardır. Tam tahıllı ekmek tercih edebiliriz. Bu da karbon hidrat içerir. Onun içinde bol lif içermesi içinde salatalık domates veya roka bu tarz sebzelere yer verebiliriz. Eğer bu besin öğesinden yeterli olarak alırsak, tüm bu gün boyu tok durabiliriz. Sahurda yine çok yağlı yiyeceklerden uzak durmamız lazım. Eğer yağlı yiyecekler yersek gün boyu mide problemleri yaşayabiliriz. Hazımsızlık çekebiliriz. Bu yüzden az yağlı yiyecekleri tercih edeceğiz. Izgara yöntemleri olabilir veya çorbalar uygundur bizim için. Bazı insanlar bol ekmek yemeye önem veriyor. Bunun için neler yapılabilir. Sadece ekmek yemek bizi tok tutmaz. Bunun yanında yine protein almamız gerekiyor. Yani yanında peynir yiyebiliriz yumurta yiyebiliriz ya da yoğurt olabilir. Bunlar iki birden birleşince hem protein hem karbon hidrat içerdiği için daha uzun süre tok kalabiliriz. Aynı zamanda beyaz ekmeği tercih etmememiz gerekiyor. Beyaz ekmek de kan şekerimizi çabucak yükseltir, tansiyonu düşürür. Ve bizde ilk önce çok tok hissederiz kendimizi ama sonrasında kan şekerimizde düşmeler olacağı için daha fazla acıkırız.
orucun bozulmayacağı durumlar
02 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular
Orucun bozulmayacağı durumlardan bazıları vardır. Bunlardan birincisi unutarak yemek içmek ve ya da herhangi bir şey yutmak. Yutmak derken de ilaç ya da gıda maksadıyla olabilir. Ama bunu yapan insan unuttuğunun ve ya da farkında olmadığını bilmesi gerekir. Aynı zamanda bir insan gece cünüp olarak sabahlayabilir. Sabahladığında da orucu bozulmaz. Kan aldırmanın orucu bozmadığını biliyoruz. Diş çektirmenin orucu bozmadığını biliyoruz. Hatta kan aldırmak; belirli bir miktarda kan aldırılabiliyor. Bazen soruluyor ne kadar miktarda falan yani belirli miktarda bilinebiliyor. Bu yüz gram iki yüz gram ne alınabiliyorsa, bunun orucu bozmadığını biliyoruz. Diş çektirildiğinde de şuna dikkat etmek gerekiyor. Ağızda kan durumu söz konusu olabilir. O kanın vücuda gitmemesine dikkat etmek, onun af edersin dışarıya çıkarmak önemli. Göze damla damlatmak orucu bozmayan şeylerden, ondan sonra bir de kendi isteğimizle olmaksızın, ağzımıza toz un vb. gibi şeyler kaçabilir. Mesela bir kar tanesi kaçabilir. Bu gibi şeylerde bizim irademizin dışında olan şeyler ağzımıza gelirse onları mümkün mertebe dışarı çıkarmak lazım. Dışarı çıkardığımız sürece bu gibi şeyler orucu bozmazlar. Ayrıca bir insanın eşini öpmesi orucu bozmaz. Yani ufak tefek eşiyle şakalaşması da orucu bozmayan şeylerdir. Zilkade, zilhicce ve muharrem ayı, birde recep ayı hicri aylardan 7. ay bunlar haram aylardır
orucun sevabını arttırma
02 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular
elbette ki iftar önemlidir. Orucumuzu açmak iftarımızı yapmak çok önemlidir. Peygamber efendimiz hurma ile olabilir, reçel ile olabilir açılmasını tavsiye etmiştir. Ama hurma değil de zeytin de olabilir. Çünkü o da tavsiye edilenler arasındadır. Tuz olabilir. Tabi ki su olabilir. Ne ile açarsak açalım sonuçta Allah bize orucun sevabını verecektir. İftar vermek elbette sevaptır. Ancak burada seçkin kişileri çağırmak işte zengin varlıklı kimseleri çağırmak veya davet etmek gibi böyle biraz hani böyle, şana şöhrete kaçacak şekilde bir takım davetler bunlar yanlıştır. İftar herkese verilebilir. Herkese vermek sevaptır. Verilirse güzel olur hoş olur. Peygamberimiz ramazanda cömert olmayı tavsiye etmiştir. Peygamber efendimizin eşinin Hz. Hatice nin şöyle bir sözü var; peygamberimiz cömertti ancak ramazanda daha cömertti. O yüzden bizlerinde ramazanda cömert olmamız gerekir.
fitre nedir, kimlere verilir
02 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular
Biz ramazan aylarında fitre veririz. Fitrede bir fakiri sabahlı akşamlı doyurmaktır. Diyanet başkanlığının ve din işleri genel müdürlüğünün akşam kararlaştırdığı fitre miktarı 5 liradır. 30 orucu 5 Türk lirası ile çarpar, bu ömrünün sonuna kadar oruç tutamayacak kadar hasta olanlar diyelim 5 YTL ile 30 u çarparsanız 150 lira yapar. 150 Türk lirasını bir fakire veya birkaç fakire ramazan ayı içerisinde veya ramazan ayının dışında vermek suretinde oruç borcundan kurtulmuş oluyor. Karnım ağrıyor oruç tutmayayım, burnum ağrıyor oruç tutmayayım, başım ağrıyor oruç tutmayayım, nezle olmuşum oruç tutmayayım da bunun karşılığından para vereyim diye böyle bir uygulama yok. Bunu yapan vatandaşlarımızın olduğunu bize telefonla sık sık soruyorlar böyle bir şey caiz değildir, uygun değildir.
oruç için niyet etme
01 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular, Genel
Niyet için en önemli şey kalben niyet etmektir. Ama bunu dilimizle söylemekte güzeldir. Yarın oruç tutacağımızı dile getirebiliriz. Kalben kalbimizden geçirebiliriz. Bunu dilimizle de diyebiliriz ki “Yarabbi ben yarın senin rızan için ramazan orucumu tutacağım” diye niyet edebiliriz. Bunun zamanı var mıdır? Elbette ki bir zamanı vardır. Bunun zamanı akşam ezanı girdiği andan itibaren yani mesela farz edin ki bugün oruçluyuz veya oruçlu değiliz fark etmiyor, ramazan ilk başladığımız gün de olabilir, akşam ezanı okunduğu andan itibaren niyet edebiliriz. Ne zamana kadar bu niyet edilebilir. Tabii ki gece edilebilir. Sahurda kalkıyor isek sahurda edilebilir. Sahur aslında fiili niyettir aslında. Sahura kalkmak fiilen niyet anlamına geliyor. Ama sözümüzle de sözle de niyet edebiliriz. Unutursak şayet yani niyet etmeyi kalben ve söz ile unutursak, bu unutma şansımız bizim öğlen namazı vaktine kadardır. Buna eski tabir ile istiva vakti deniyor. Yani güneşin tam tepedeki olduğu ana kadardır. O ana kadar niyet edersek ederiz, ondan sonra niyet etme şansımız yoktur. Ondan sonra o günü kaza etmemiz gerekir. Orucumuz sakatlanmış demektir. Orucumuz kazaya kalmış anlamına geliyor. O yüzden mutlaka akşam namazı girdiği anda hiç olmasa ertesi günü öğle namazına kadar mutlaka niyet etmemiz gerekiyor. Ama tabiî ki bu zamana kadar bırakmanın bir anlamı yoktur. Kalben en azından niyetimizi yapmalıyız.
oruç kimlere farzdır
29 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular, Genel
Oruç Müslümanlara farz tabii ki yani iman ile şereflenmiş olan insanlara farzdır. Ama iman etmiş olmak, Müslüman olmuş olmak yeterli değil. Akli baki olmak gerekiyor. Yani akıllılık, akıllı olmak ve aynı zamanda ergenlik çağına da ulaşmış olmak gerekiyor. Bu üç şarta belki dördüncü bir şart eklenebilir. O da gücünün yetmesi gerekir.

Oruç tutabilmek için insanın fiziki günücünün yerinde olması gerekir. Fiziki gücünün yerinde olan bir insanın oruç tutması gerekir. Bu noktadan hareket edersek demek ki 3 şeyi söyleyebiliriz veya 4 şeyi söyleyebiliriz. Oruç Müslümanlara akıllı olanlara ergenlik çağına girmiş olanlara ve oruç tutmaya gücü yetenlere farzdır. Bazı durumlar vardır ki insanlar bu durumlarda oruç tutmak zorunda değildirler. Bunların başında hastalar gelir, yaşlılar, ondan sonra kadınların hepimizin bildiği kadınlara ait özel günler , yeni doğum yapmış olan kadınların oruç tutmamaları gerekir. Ayrıca yolculuk durumunda olanlar ve ya misafirlik durumunda olanlar, onlarında oruç tutmamaları gerekir. Hastalığı hiç geçmeyecek durumda olanlar, hiç geçmeyecek durumunda uzun sürecek bir hastalıksa, bu insanın fidye vererek bu ibadeti yerine getirmesi gerekir. Ama birkaç gün sonra veya birkaç hafta sonra hastalık geçecek ise bunun fidye vermesine gerek yok kaza orucu tutmak ile bu orucu yerine getirmiş olabilir. Aynı şekilde özel günlerinde hanımlar oruç tutmazlar. O özel günlerde hanımlar özel günleri geçtiklerinde ramazanın dışında günleri sayısınca oruç tutarlar.
oruç tutulmayacak haller
25 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular, Genel
Dinimizde oruç tutmanın kesin olarak haram olduğu bir gün yoktur. Ancak tahrimen mekruh dediğimiz harama yakın olarak mekruh dediğimiz, hoş görülmeyen ama çok hoş görülmeyen anlamında 5 gün vardır. Bunlardan birincisi ramazan bayramının ilk günüdür ve diğer 4 günde kurban bayramının 4 günüdür. Yani ramazan bayramının ilk günü ve kurban bayramının bir, iki,üç ve dördüncü günü tahrimen mekruhtur. Bu günlerde oruç tutulmamalıdır harama yakındır ama haram diyemiyoruz az önce ifade etmiş olduğum gibi. Bunun dışında hoş görülmeyen oruçlar vardır. Yani mesela ilk bahar günü ondan sonra son bahar günleri sırf o günlere denk getirerek, kasten o günlere den getirerekten oruç tutmak mekruhtur. Çünkü dinimizde böyle bir şey yoktur. Ama tesadüfen o günlere denk gelirse bir mahsuru yoktur.
Mesela aşure orucu vardır. Aşure orucu biliyorsunuz muharrem ayının 10. günü aşure günü olarak ifade edilir. Muharrem ayının 10. gününde tek başına tutulan oruç mekruhtur mesela. Hoş karşılanmaz. Ne yapmak gerekir. Muharrem ayının 9. ve 10.günü veya 10. ve 11. günü 2 gün olmasa tutmak gerekir. Aslında tavsiye edilen 9-10 ve 11. gün tutulmasıdır.
oruç nasıl açılır
25 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular, Genel
Herhangi bir tatlı bir şey ile olabilir. Su ile olabilir. Unutulmaması gereken şey mutlaka besmele çekmek, mutlaka iftar duası yapmak gerekir. İftar duası hepimizin bildiği “ Allah’ım sana inandım, sana güvendim senin vermiş olduğun rızıklarla orucumu açtım. Yarın ki ramazan orucuna da niyet ediyorum. Beni ve bütün Müslümanları bağışla.” Diyerek kısa bir dua vardır. O kısa duayı yapar orucunu açar. Ondan sonra iftarını yapmış olur. İftar açıldığında çok hafif bir şey yenilebilir. Eğer durumu mümkünse, müsaitse mesela bir hurma olabilir, bir reçel olabilir. Ve ya da bir şeker olabilir. Yanında bir çorba içilir. Çorba içildikten sonra kalkılır. Akşam namazı kılınır ve dinlenir insan. Ondan sonra tekrar yemek yiyebilir. ancak bunu yaparken de bu illa tıka basa yemesi anlamına gelmez. Midemizi aşırı şişirmemiz gerektiği anlamına gelmez. Mutlaka ölçüyü kaçırmamız gerekir. İslam dini ölç dinidir. Denge dinidir. Yani mutlaka ölçülü ve dengeli biçimde orucumuzu açmalı ve iftarımızı yapmalıyız.
ramazan ayında sevap işleme
23 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Dini Konular, Genel
Ramazan ayı kuran ayı olduğundan dolayı kuran her zaman okunur tabiî ki ama ramazan ayında daha fazla okunmalıdır. O yüzden ramazan ayında kuranı kerim okumaya mutlaka vakit ayırmalıyız. Kuranı kerimi aslından bilenler aslından okumalıdırlar. Aslını bilmeyenler mealini tavsiye edebilirler ya da gerekirse tevsirini tercih edebilirler. Bunun dışında tabi ki Allah’ı anmak, zikretmek insanlara en güzel şekilde davranışlar sergilemek, onların hayrına koşmak onların maddi ve manevi ihtiyacına koşmak önemlidir. Eğer mali gücümüz varsa maddi gücümüzü de göstermeli ve insanlara yardımcı olmalıyız. Ama böyle gücümüz yoksa insanlara gülerek tebessüm ederek yardımcı olabiliriz. Yani bu tür şeyler hem ramazanda hem ramazan dışında yapılmalı, yapılması gereken şeylerdir. Bizi sevaba götürecek, cennete ulaştıracak en güzel en hoş şeylerdir. Savap anlam olarak, İslam dininde kişinin iyi hareketleri ve farz ve nafile ibadetleri yerine getirmesinden dolayı kazandığı hayra verilen isimdir.


