Eğitim | Sohbet Video Sinema ücretsiz indir izle- CixSohbet.com



fransada dil eğitimi, fransızca öğrenmek istiyorum

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Fransa da okullar aşağı yukarı her an başlar. Yine de her ülkeler gibi pazartesi başlayan okulların sayısı çok azınlıktadır. Bunlar şöyle düşünelim. Paris de çok sıklıkla okullar varken her pazartesi başlayan güneydeki okullar her ayın ilk pazartesi başlar. Veya bazı devlet okulları yılda iki kere üç kere başlama tarihi sunarlar. Her aslında çok sıkışık bir zamanınız varsa hemen gitmek istiyorsanız mutlaka alternatif bir okul bulabilirsiniz. Ama sıkışık zamanınız yoksa bir sürü okullar arasında en istediğinizi tercih edebilirsiniz. Her ay mutlaka başlayan okullardan bir tanesine dolayısıyla gidebilirsiniz.

Fransa da otuz altı haftalık bir eğitimden bahsetmek istiyorum. Otuz altı haftalık biz bir yıllık akademik yıl diyoruz. Tabi iki hafta olduğunda her şeyin ücreti mutlaka farklı olacak. Yaklaşık altı bin beş yüz EURO kadar. Bu yalnızca okul ücretidir. Okulları birazcık tabi faraza söyledik. Çünkü yirmi saatlik programlar vardır. Otuz saatlik programlar vardır haftada. Yirmi saatlik programlar çok daha ucuzdur. Otuz saatlik programlar yaklaşık onbeş yirmi daha pahalıdır. Hatta özel programlar vardır. Üç kişilik sınıfların beş kişilik sınıfların olduğu ortalama altı bin beş yüz euro civarında sadece okul parasını düşünürsek, eğer harcayarak bir senelik bir akademik yıllık bir programa katılabiliriz.  Toplam bütçeyi söyler isek okul parası dedik, altı bin beş yüz euro civarında. Aynı zamanda haftalık konaklama yemek masrafı yaklaşık bin euro civarında. Aylık konaklama ve yemek masraflarınız da bin euro civarındadır. Yani dersek sekiz aylık bir eğitim yaklaşık on üç bin on beş bin euroya mal olur. Ama bunun içerisine her şey dahil günlük masraflarınız yemeğiniz konaklamanız. Artı okul paranız.

Fransa da butik çok güzel pansiyonlar vardır. Mutlaka herkes televizyonlarda dergilerde magazinlerde görmüşlerdir bunları. Aile yanı konaklamaları da çok tercih edilir. Bir Parisli ailenin yanında da konaklayabilir giden öğrenci pansiyoner olarak. Veya butik bir otel veya pansiyonda da kalabilir. Zaten hemen hemen güneydeki veya Paris de ki bütün evler neredeyse pansiyona dönmüş durumdadır. Herkes dilediği müddetçe evini kiraya verir. Fransız bir ilenin yanında kalmanın avantajı vardır mutlaka. Çünkü pratik yapma imkanınız vardır. En azından kahvaltınızı birlikte edebilirsiniz. Bir Paris ailesi ile bunu yapmak daha zordur. Büyükşehir de çünkü mutlaka herkes sabah kalkıp işine veya okula dağıldığı için zaman geçirmekte daha zorlanabilirsiniz. Ama güneyli bir ailenin yanında daha fazla keyifli dakikalar aile ile geçirebilirsiniz. O yüzden güneye gidenler daha fazla aile yanı tercih ederler.

Orta bölgeye büyükşehire gidenler paris’e genellikle minik bir pansiyonda ya da yurtta konaklamayı tercih ederler. İki türlü alternatif vardır yani. Ve sınırsız da otel seçeneği var tabi.

ingilizce iş mektubu hazırlama, ingilizce iş yazışması örnekleri

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

iş mektuplarında aslında en sık yapılan yanlışlardan biri aslında bizim Türk geleneklerimizden kaynaklanıyor. Biz mektuplarımızı çok samimi yazıyoruz. Bu bir iş mektubu dahi olsa çok samimi yazıyoruz. Ve Avrupa ve diğer ülkeler diyelim buna alışkın değiller. Yani nasılsınız iyi misiniz çocuklar falan onlarla başlıyor mektuplar. Ondan sonra sağlığınıza duacıyız gibi cümlelerle bitiriliyor. Bunların aslında hiç birine gerek yok. Dolayısıyla bu tür cümlelere girmekten kaçınsınlar. Diller arasında çeviri yapılırken kelimeler arasında birden fazla anlam olduğundan çok problem yaşanıyor. Bu özellikle yöneticiler için söylüyorum. Örneğin sekreterlerine bir yazı yazdırdılar. Onu da ithalat icraat departmanına çevirmek istedirler. Orada nasıl işleyebilirler. Cümlelerini kurarken çok net olmasına dikkat etsinler. Yani size yüz verdik gibi bir cümle kurduklarında bunu çeviren kişinin acaba size yüz liramı verdik şımarttık mı ne demek istiyor diye defalarca kendisine dönmemesi adına o an o cümleyi kendi adına çevirmesi çok kötü sonuçlara da sebep olabilir.

İngilizceyi iş yazışmalarında eğer karşı tarafı iyi biliyor isek dear mr veya mrs. Her neyse ve ismini yazıyoruz. Eğer ki ismini bilmiyor isek dear sir veya madam yazabiliriz. Cinsiyetini biliyorsak eğer sadece sir yazabilirsiniz. Cinsiyeti bayan ise sadece madam da yazabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Eğer karşı tarafın evli olup olmadığını biliyorsanız, evli olduğundan eminseniz mrs kelimesini kullanabilirsiniz. Eğer bilmiyor isek sadece mr deriz. Eğer kuruma yazıyor isek yine aynı şekilde bütün bunlar kuruma yazılan yazılar için de geçerlidir. Ticari İngilizce yazışmalar için. Veya daha önce aynı sektörde olduğumuz bayi olduğumuz bir yere yazıyor isek, o zaman dear colleague iş arkadaşı demek. Bir nevi daha samimi bir kelimedir. Ama söylediğim gibi ilk kez yazışıyor isek, veya çok samimi olmasını istemiyor isek yazımızın o zaman sadece yukarıda ki ibarelerden birini kullanıyoruz. Eğer başka alternatif arzu eder isek dear sirs de diyebiliriz. Ama günümüzde artık daha çok kadınlarda yazışmalara dahil edinmek istendiğinden dear sir and madam en doğrusudur.

Aslında İngilizce yazışmalar yapılırken bizlerin, Türk halkının genel özellikleri çok fazla göz önünde tutulur. Hâlbuki İngilizce de böyle bir kalıp yok. İşte sağlığınızı mutluluğunuzu vs. iyi çalışmalar dilerim gibi böyle şeyler yok. Çok samimi değilse eğer rigards çok çok semimi değil ise karşı tarafla bir izlenim yaratmak istiyorsak direk yazarız. Ama biraz daha sıcak göstermek istiyorsak best rigards yazabiliriz. Bunlar aslında İngilizcede teşekkür etmek için tamamen yeterlidir. Bunlar fazla fazladır.

İngilizce yazışmalarımızda özellikle want kelimesine kesinlikle kullanılmamasına dikkat etmemiz gerekir. Normal yazışmalarımız da want kelimesi ikinci bir kelime. Onun yerine we ya da I kindly ask you diyip ondan sonra dileğimizi arzumuzu ekleyebiliriz. Bu rica anlamındadır. Kendimize tekrar etmemek için ne yapıyoruz. Değişik kılıflarda kullanabiliyoruz. Örneğin ilk seferinde böyle bir şey kullandıysak daha sonra could you please gibi bir kalıpla başlayabiliriz. Daha sonra ne istediğimizi devamına yazabiliriz. Veya eğer biraz samimi isek karşı tarafla would you mind de diyebiliriz. Eğer ki samimi değilsek karşı tarafla her zaman için en uzak kalıpları kullanmakta fayda var.

italyanca öğrenme, italyanca dil eğitimi

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

İtalyanlarla Akdeniz kültürünü paylaştığımız için genelde bir farklılık yok. Genelde bir İtalyan ve Türk çok kısa sürede arkadaş olabilir ve rahatlıkla arkadaşlıklarını sürdürebilirler. Kültür farklılıklarından dolayı bir çatışma meydana gelmez. Özellikle dikkat edeceğimiz özellikler yok diyebiliriz. İtalyanlar çok hızlı konuşurlar. Ve çok fazla konuşurlar aslında. İtalyanca bilmediğiniz zaman eğer karşı tarafın İtalyanca bilmediğini ya da daha az bildiğini fark ederlerse hem çok yavaşlarlar hem mutlaka vücut dili yardımıyla karşı tarafla anlaşabilirler. Karşı taraf İtalyanca bilmese bile İtalyanca konuşmayı sürdürürler. Ve siz rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Türklerin en kolay öğrenebildikleri dil İtalyanca. Çünkü Türkçe ile bir benzerliği var yazıldığı gibi okunuyor, okunduğu gibi yazılıyor. Tabiî ki belirli kurallarla. Ve Türk gırtlak yapısı İtalyanca için uygun. O yüzden genelde İngilizceyi öğrenmektense bir İtalyancayı öğrenmek bir iki ay ya da üç kadar sürede rahatlıkla İtalyanca konuşabilen öğrencilere rastlayabiliyoruz. En büyük zorluğumuz artıker kavramı. Çünkü Türkçe de Türklerin en çok kullandığı dil olan İngilizcede artıker kavramı yani dişi ve erkek kavramı yok. Bu yüzden de İtalyanca da ilk şok artıker kavramı ile oluyor. Çünkü İtalyanca da her kelime her isim diyebiliriz, dişi veya erkek olabiliyor. Bunun başına sadece ön ek alıyor.

İtalyanlar elleriyle ve kollarıyla sıkça konuşurlar. Zaten hiç İtalyanca bilseniz bile yüzde otuz olarak onları rahatlıkla anlayabilirsiniz. Vücut dillerini çok iyi kullanabilen bir millettir. En çok kullanılanlar arasında mesela ne yapıyorsun da bunu yaparlar çok fazla. Sinirlendikleri zaman hani Türklerle en büyük sorun budur. Sinirlendikleri zaman bu şekilde sorarlar. Bu çok güzel anlamındadır. Türk ve İtalyan kültürleri çok bağlantı gösterdikleri için Türkçeden Türklerden çok farklı değildir. Sadece birkaç şeyde çok farklılık gösterir. Bunun dışında zaten Türklerle çok benzerlik gösterir.

fransa dil eğitimi, fransada yabancı dil öğrenme

24 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Dünyada Fransızca birkaç ülkede konuşuluyor. Belki biliyorsunuzdur. Çok az denemez bu sayıya.  Belçika da konuşulur. Kanada’nın bir kısmı Fransızca konuşur. Tabi Fransa Fransızca konuşur. İsviçre’nin bazı kısımları Fransızca konuşur. Tabi Fransızca öğrenmek için birinci tercih tabii ki fransadır. Beşiği burasıdır. Ayrıca Fransız okullar çoğunluktadır burada. İsviçre de Fransızca öğrenmeye gittiğinizde bir Fransız ailesi ile birlikte olmanıza imkân yoktur. Neticesinde İsviçre ailesi ile birliktesiniz. Tam aksağına sahip olamazsınız. Dolayısıyla daha farklı bir aksanda konuşursunuz. Ancak Fransız olduğu takdirde tipik bir Fransızca öğrenmenin avantajını yaşarsınız. Bu yüzden de Fransa tercih edilir en fazla.

Fransız vizesi aslında şengel vizesidir. Ancak daha ziyade turistler için geçerlidir. Öğrenci vizesinde Fransa’nın biraz daha titizlendiği bir konu var. Mutlaka Türkiye de Fransızca öğrenmiş olmanız gerekiyor. Bunu gerek bir okulunda yapabilirsiniz, gerekse kendi okulunuzda Fransızca ders almış olabilirsiniz. Ama hatırladığım kadarıyla yüz doksan sekiz saat mutlaka Fransızca kursu almış olmanız ve bunu da kanıtlamış olmanız gerekiyor. özel bir hocadan bu kursu almanız bir şey ifade etmiyor.  Belgeleyip mutlaka konsolosluğun önüne koymalısınız maalesef bunu. Bunun dışında harcayacağınız masrafın nereden karşılayacağınızı mutlaka çok iyi kanıtlamış olmanız gerekiyor. Sponsorunuz varsa o sponsorun gelirini mutlaka kanıtlamanız gerekiyor. Ayrıca Fransızcayı neden öğrenmek istediğinizi de kanıtlamanız gerekir.

Fransa da hemen hemen bütün okullar devlet tarafından tanındığı için kontrol edildiği için böyle bir kriteri bir tarafa koyuyoruz okul seçerken. İkinci bir seçenek tabi nasıl bir bölgede yaşamak istiyorum ne kadar para harcamak istiyorum olmalı. Eğer çok büyük bir şehir de yaşamak istiyorsanız mutlaka tek alternatif paristir zaten. Onun dışında daha sakin bir yerde daha az masraflı bir yerde yaşamak istiyorsanız, güney Fransa çok tercih edilen bir yerdir. En başında mist gelir bunda. Bunun dışında okulun sunduğu programlar ve program alternatifleri çok önemlidir. Eğer Fransızcanız Türkiye de çok iyi ise zaten mutlaka alternatif programlar arıyorsunuz demektir. Ne gibi iş için gerekli Fransızca veya tıp için gerekli Fransızca hukuk için gerekli Fransızca gibi veya politika için gerekli Fransızca da olabilir bu. Spesifik kurslar diyoruz biz buna. Okulun sunduğu programları deneyebilirsiniz. Eğer Fransızca bilmiyorsanız okul size Fransızca öğrendikten sonra başka ne gibi alternatif programları sunuyor. Çünkü Fransızcanız altı ay sonra iyi olursa geri kalan üç ayınızı farklı şekilde değerlendirebilirsiniz. Fransızca artı Fransız kültürü öğrenebilirsiniz. Okul programları da üçüncü seçenek olmalı ve okulun sunduğu konaklama alternatifleri de dördüncü seçenek olabilir.

almanyada yabancı dil kursu seçimi, almanca dil eğitimi

24 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Almanya vizesi çok kolay bir vize değil çünkü çok fazla Türk vatandaşı var. Tabi alman hükümetinin de korkusu Türk nüfusunun artması. O yüzden gerçek bir öğrenci olduğunuzu onlara kanıtlamanız gerekiyor. Neden almanca öğrenmek istediğinizi çok iyi kanıtlamanız gerekiyor. eğer bir mühendisseniz Almanya ile de iş yapıyorsanız, ya da hayaliniz mesleğinizin Almanya da doktorasını yapmak ise yüksek lisansını yapmaksa Almancayı neden öğrenmek istediğinizi açıklayabilirsiniz. Dolayısıyla birinci kriter neden almanca öğrenmek istediğinizdir. Çok iyi kanıtlamanız. Eğer gittiyseniz buna Türkiye de almanca kursunuzun belgelerini göstermeniz gerekir. Aynı zamanda vize aşamasında okulun kaydını yaptırıp daha öncesinden okulun bütün evraklarını vizeye sunmanız gerekir. Diğer ülkelerden farklı olarak Almanya da ek bir şey vardır. Sponsorunuzun yani bu masraflarınızı kim karşılayacak ise o kişinin size ayda belli bir para ödeyeceğine dair noter huzurunda tahkik name vermesi gerekir. Ve bu belgelerin hepsinin Almancaya çevrilerek konsolosluğa gitmesi gerekir. Bir farkı da budur. Hem gerçek öğrenci olduğunuzu aslında kanıtlayan şeylerdir bunlar.

Dil okulu seçerken öncelikle Almanya ya gidenler hangi bölgede iyi almanca konuşulduğunu bakarlar. Çünkü büyük şehirler daha iyi Almancanın konuşulduğu yerlerdir mutlaka. Türkiye de nasıl İstanbul Türkçesi İstanbul da daha iyi konuşuluyorsa veya büyük şehirlerde İstanbul Türkçesine yakın bir Türkçe konuşuluyor ise tabi büyük şehirler tercih edilir öncelikle. Aksam istemiyorlarsa eğer. Çünkü dağlarına köylerine yaklaştıkça aksan daha farklılıklaşıyor veya diğer sınır ülkelerine yaklaştıkça. Birinci tercih bölge diyebilirim. İkinci tercih mutlaka öğrenciler için ne kadar para harcayacakları olmalı. Ve o şehrin konaklama ve ulaşım durumu olmalı. Bazı şehirlerde öğrenciler öğrenci kimliklerini göstererek çok seyahat edebiliyorlar. Bu tabi her şeyde farklılık arz edebiliyor. Bu yüzden konaklama ve ulaşım alternatiflerini çok iyi bulundurmalıdırlar. Artı almanca öğrendikten sonra yani Almancanız belli bir düzeye geldikten sonra o okul ne gibi alternatifler sunuyor. Hatta ve hatta ne gibi sosyal aktiviteler sunuyor. Çünkü okulun sunduğu sosyal aktiviteler, öğrencileri bir araya getirmek, birlikte alıp bir akşam ava götürmek, hafta sonları gezi düzenlemek gibi aktiviteler sosyal olmanızı sağlar. Hem yalnızlık çekmenizi önler. Hem de Almancanızı daha iyi pratik yapmanızı sağlar. O yüzden üç kriter vardır okul seçmek için.

Almanya gezmek açısından Türk öğrenciler için çok eğlenceli bir yer değil. Hani deniz güneş olmadığı için çok ta para harcanmıyor aslında. Güzel bir alternatiftir anne babalar için. Yinede yüz yüz elli bin euro harcar bir öğrenci cep harçlığı olarak harcar. Bir de konaklama ve yemek masrafları vardır. Yıllık yaklaşık beş bin euro altı bin euro civarındadır. Bir yıl içerisinde. Konaklama yemek okul masrafı aynı zamanda cep harçlığını düşünürsek yaklaşık on bin euro ile on beş bin euro harcayacağını mutlaka düşünmemiz lazım. Hatta tabi bazı öğrenciler daha az harcayacaklardır. O da bir çeşit bonus…

Almanya da aslında alman aileleri çok revaçtadır. Özellikle özel kurslara giden öğrenciler, alman ailelerini çok tercih ederler. Almanca çok kolay bir dil olmadığı için mutlaka pratik yapmak gerekir. Almancaya kulak dolgunluğu da yok biz Türk insanı olarak o yüzden konaklamada Almancayı çok daha kolay pratik yapabilecek bir konaklama şekli olan alman ailenin yanında konaklamak daha ziyade tercih edilir. Aile ile sabah kahvaltınızı yersiniz, akşam yemeğinizi yersiniz ve o sırada birkaç cümle ile pratik yapma imkânınız olur. İkinci seçenek ise yurtlardır. Eğer devlet kursuna gidiyorsanız, yine yurtlarda kalabilirsiniz öğrenci yurtlarında. Veya uzun süreli bir programa gidiyorsanız mesela ondan sonra üniversiteye gidecekseniz, bu takdirde evde tutabilirsiniz.

almanca dil eğitimi, almanca öğrenmek

24 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Almanya ya dilediğiniz dönemlerde gidebiliyorsunuz. Tabi özel dil kurslarını tercih ederseniz. Devlet okulları vardır Almanya da diğer ülkelerden farklı olarak. Aslında bunlar belediyenin okullarıdır. Biraz daha ekonomiktir özel okullara nazaran. Fakat onların mutlaka dönemleri vardır. Yılın dört beş döneminde başlar genellikle eylül ocak nisan ya da mart, bir sonra işte mayıs ya da haziran başında gibi. Bu dönemlerde zaten bizlerden de öğrenilebilir. Bunun dışında bütün okullar yılın her haftasında başlayan kurslar sunmaktadır. Her pazartesi bu okullardan birine başlaya bilirsiniz. Yazın çok fazla çocuk gider Almanya ya dil eğitimi için. Özel kurslar vardır onlar için tasarlanmış. Bu takdirde tabi haziran ayı ile eylül ayı içerisinde dilediğiniz süre kadar kurslar mevcuttur

Almanca birkaç ülkede konuşuluyor. Avusturya da konuşuluyor. Almanya da mutlaka konuşuluyor. İsviçre de konuşuluyor. Tabi bu ülkeler de aksanlarda değişiklikler vardır. Ülkelerde özellikle Avusturyanın konuştuğu almanca ile Almanyanın konuştuğu almanca biraz daha farklıdır. Avusturya da öğrenciler her zaman giderler ancak, birinci tercih Almanya’dır. Çünkü bu dilin birinci çıkış noktası Almanya’dır. Devlet kontrolündedir Almanya da ki okullar. Neler yapılır. Devlet her zaman teftişlerde bulunur. Bizim milli eğitim bakanlığı gibidir. Ve bu teftişler sonucunda okulların gerek eğitim düzeyleri gerek sundukları imkânlar gerekse öğretmenleri hatta okulların sunduğu konaklama alternatifleri teftiş edilir. Belirli standart da olması gerekir. Diğer Avrupa ülkeleri gibi zaten.

Almanya diğer ülkelere çok benziyor aslında eğitim masrafları açısından. Sadece eğitim masrafı olarak yıllık düşünelim, yıllık derken bir akademik yıl diyoruz. Yaklaşık aktı bin euro civarında bir ücrettir bu. Okul parasıdır. Tabi çok çeşitli programlar vardır. Devlet okullarını düşünürsek eğer zamanını da yakalarsanız, mutlaka dört beş bin euro civarında paraya çıkabilirsiniz. Yani minimumu dört beş bin euro civarında maksimumu altı yedi bin euro civarlarındadır okul parası.

italyanca dil eğitimi, italyanca dil kursları

22 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

İtalyanca yazıldığı gibi okunana ve okunduğu gibi yazılan bir dildir. Tabii ki belirli kurallara bağlı olarak… Kelimelerin telaffuzunda genellikle vurgu son hecededir. Ve İtalyanca melodik bir dildir. İtalyanca çok fazla ezbere dayanmaz konuşma rahatlıkla başlar. Diğer diller arasında baktığımız zaman en melodik dil, zaten dışarıdan duyulduğunda kulağa en şarkı gibi gelen dil İtalyancadır. Tonlamalar ve vurgulamalar İtalyancada çok önemli. Bir tonlama ile vurgulamayla cümlenin anlamı tamamen değişebiliyor. İtalyanca da soru ekleri yok. Türkçe de sorduğumuz mesela o eve gidiyor mu, dediğimiz zaman İtalyanca da leyvi akaza… eğer ki soru haline getirmek istersek başa ya da sona bir şey almıyoruz o Türkçe de gidiyor mu eki gibidir.

İtalyanca Latin dil ailesinden olduğu için Latin dillerden Fransızca İspanyolca ve Portekizce ile oldukça benzerlik göstermektedirler. Dil ve gramer yapıları neredeyse aynıdır. Yani diyebiliriz ki İtalyanca bilen birisi İspanyolcayı Fransızcayı Portekizceyi rahatlıkla anlayabilir. Bu dillerin arasında en zoru Fransızcadır. Aslında İtalyanca İspanyolca ile daha fazla benzerlik gösterir.

İtalyanca öğrenmek için öncelikle iyi bir öğretmene ihtiyaç vardır. Türk veya İtalyan. Çünkü Türk de olsa İtalyan da olsa öncelikle bildiği dili öğretme kabiliyeti yüksek olması lazım. Türk öğretmeni olmasının tabi büyük avantajları var. Ama bizim özellikle tercih ettiğimiz, Türk dil yapısına hakim İtalyan öğretmendir. Çünkü İtalyanca sadece dilini konuşmak değil kültürünü de öğrenmektir. Bu yüzden de sınıflarımızda kültürünü ve dilini öğrencilerimize vermektir. Bu İtalyan öğretmenle çok daha rahatlıkla olmaktadır

italyanca öğrenmek istiyorum, italyanca öğrenmenin avantajları

22 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

İtalyancanın en zor kısmı başlangıç kısmıdır. Artı kavramları ve diğer kavramları öğrendikten sonra hızlı ilerleyen bir dildir İtalyanca. Genelde her zaman duyulur belirli seviye de İtalyanca kursuna gitmiş olan bir kişinin rahatlıkla konuşabilir İtalyancayı. Eğer ciddiyse kurumla öğrenci iş birliği yapmış ise çok kolay öğrenebilir bir dildir. Kur kavramı her kuruma göre değişiyor. Bazen kurumlar bir ay sürerken bazen altı ay sürebiliyor. Burada en önemli unsur kaç saatte neler yapılabiliyor. Genelde İtalyancanın basit derecede basit derken İtalya ya gitseniz turistik anlamda İtalyanca konuşabilmeniz için, en az bir yüz saatlik bir İtalyancaya ihtiyacınız olur.

İtalyanca İtalya da ve genellikle İngiltere’nin belirli bir kısmında kullanılıyor. İtalya ile yapılan iş bağlantıları sonucunda İtalyancanın önemi oldukça arttı. Özellikle tekstil ve tasarı sektöründe İtalyanca önemli derecede arttı. İtalyancanın çok büyük bir artısı var. Türkiye açısından baktığımızda İtalyanca ile ilgili ilişkilerimiz gittikçe artıyor. İtalyanlar için en önemli unsur İtalyanca bilen birisi ile çalışmak. Bu yüzden İtalya ile iş yapan ülkeler mutlaka İtalyanca bilen elemanları tercih ediyorlar. Ve buda öğrencilere İtalyanca bilenlerin bir adım önde olmasını sağlıyor.

kompozisyondan iyi not alma, kompozisyonda nelerden not kırılır

19 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

Bir öğrenci olarak düşünelim bir edebiyat sınavında bir Türkçe sınavında kompozisyon yazarken kendisine neler kazandırabilir. Bir kere bilgi birikimini yazıya döküyor olabilmesi çok önemlidir. Bilgi birikimini yazıya dökmekteki kastım kelime haznesinin gelişmesi yani hep aynı kelimelerle hep basit cümlelerle yazılmış kompozisyon okunmak açısından da çok zevkli değildir. Öğretmen buna da bakar. Komposizyonun bölümlerinin farkında olması önemlidir. Yani böyle yazmış giriş neresi gelişme neresi sonuç neresi anlaşılmıyor. Dolayısıyla paragrafları belirginleştirmesi paragrafları belirginleştirmesi açısından önemli. İfadeleriyle de belirginleştirmesi önemli. Hani ben şimdi girişimi yaptım gelişmeye geçtim görüşünü yansıması lazım. Bunun yanı sıra girişi bir soru ile başlatmak mümkün. Güçlü bir atasözüyle giriş yapması puan kazandırır öğrenciye. Gelişme bölümünde sağlam veriler olması desteklerinin güçlü olması iyi olması sonuçta da savunduklarını bağlaması yine öğrenciye bir kompozisyon olarak puan kazandırır artı kazandırır.

Öğrenci gözüyle değerlendirelim bir kompozisyon yazma işini. Napılır konu verilir aklına ne geliyorsa döker. Aslında bu bir çeşit eskisdir. Yani eskiz derken bir denemedir kompozisyon değildir. Sınıflandırılması lazım. Ne gibi bir kompozisyonda olması gereken bölümler gibi. Giriş gelişme sonuç gibi. Bunu belirtmez öğrenci yazarken yapılan en önemli hata bölümlerin belirlenmemesi. İkincisi imla hatalarına dikkat edilmemesi. Gelişigüzel yazıldığını fark ederse okuyucu ki çoğu zaman öğretmendir bu okuyucu. O zaman buda ona eksi puan getirir. Önemli bir hata olarak görülür. Bunu da fark etmesi lazım bir başka nokta da öğretmenlerin not kırdığını bildiğimiz bir konu boşluk bırakmamak. Yani kâğıdı dibine kadar kullanmak kâğıdı dibinden başlatmak.  Yada en tepede boşluk bırakmamak.

kompozisyon düşünce teknikleri, kompozisyonun kontrolü

19 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

Yazdığımız bu kompozisyonda bizim temel bir önerimiz vardır. Yani bir temel ana fikir olması lazım yani onu savunuyor olduğunu da bilmesi lazım öğrencinin yazana kişinin. O önermeyi nasıl zenginleştirebiliriz. Ney destekleyebilir. Neyle betimleyebilir neyle tasvir edebilir. Bunları yazıya dökmeden önce düşünsel anlamda resmetmesini tavsiye ederiz. Kafasında ne anlatacağının fotoğrafını çekmesi lazım. Ben ne anlatacağım bunu hangi güzel benzetmeyle anlatabilirim. Bir elmayı işte yuvarlak avucumun içine sığan bir şey olarak da tasvir edebilirim. Kırmızız lezzetli sulu insan yedikçe yiyesi geliyor muhteşem bir meyve sağlık fışkırıyor diye de anlatabilirsiniz. O anlatım zenginliğini yazıya dökmeden önce kafasında geliştirmesi lazım yazan kişinin. Bu çok büyük bir değerdir. Çok fark yaratır yazıda hatta konuşmada da fark yaratır tasvirler betimlemeler. Okuyucunun zihninde okurken zihne dilmesini sağlar. Şuna bağlayalım tasvirler önemlidir. Tümden mi gelinme yapılacak tüme mi gelinme yapılacak. Yani parçadan bütüne mi gidecek parçadan bütüne mi gelinecek. Bunu da yine kompozisyon yazmadan önce düşünsel anlamda değerlendirmesi yazan kişi için öğrenci için son derece önemlidir artı puan kazandırır.

Neleri kontrol edeceğiz kompozisyon bittikten sonra. Bir kere aşlık odlumu? Birçok zaman unutulur başlık çünkü sonrasında konulması gereken bir şey. Başlığı koydum. Boşlukları nasıl? Bu bilgisayarda yazılıyor ise eğer bazen bilgisayarda yazmak söz konusu olabilir. Satır araları çok önemli paragraflar içe doğru bir giriş yapıyor mu ya da hani paragraf girişleri deriz veya tam tersi paragraflarda iki boşluk bırakarak gösterebiliriz bunların ayrı paragraf olduklarının tercihe bağlı içeri doğrumu yoksa iki boşluk vererek mi bunu yaptım mı paragraf belli mi? Yan boşluklar ve üst boşluklar şimdi şöyle düşünelim bir kompozisyonun görüntüsü de önemli şekilsel olarakta önemli okuyucuya hitap etmesi açısından. Üstte biraz boşluk altta biraz boşluk kompozisyon başlamadan ve bittikten sonrası için söylüyorum. Kenarlar da boşluk genelde iki üç santim boşluk diye tanımlanır. Ama ben bunu daha cetvelle ölçen kimseyi görmedim öğretmende görmedim. Ama kenarlar da en az bir parmak kadar boşluk olmasında fayda var. Okumayı kolaylaştırması açısından. Bunlar da önemli kontrol bunları da yaptık. Bir kontrolümüz daha var yazım hataları! Yani dilbilgisini doğru kullandık mı efendim cümlelerimiz nasıl kelimeleri doğru yazdık mı soru eklerini doğru yazdık mı noktalama işaretlerini doğru koyduk mu bütün bunları da doğru bir gözle daha dikkatli doğru bir gözle kontrol etmekte fayda var. Eğer bu bir kompozisyon sınavı ise not arttırır. Yok, sadece bir açıklama yapılmışsa o zaman okuyucunun keyfini arttırır.

Bir kompozisyonun ne kadar uzun olacağına yine yazan kendisi karar verir. Ama okullarda bunu genellikle bir sayfayı geçmesin gibi bir yönlendirme ile alır öğrenci. Bir sayfayı geçmesinden ne anlarız. Bir iki paragraflık bir giriş, üç dört paragraflık bir gelişme bir paragraflıkta sonuç ifadesi anlarız. Ama bu böyle olmak zorunda mı hayır, yazılı karar verilir. Fakat metin çok uzarsa bu sefer bunu bir kompozisyon olarak değil bir deneme yazısı veya bir öykü gibi algılamaya başlar okuyucu. Bu yüzden toplamda düşünecek olursak bir kompozisyon ne kadar uzun olmalı, en fazla sekiz dokuz paragraftan olması belki bir kompozisyon adı verilir.

Sonraki yazılar »